Açıkkapı: Hiç kimse hukuku baskı altına alarak sonuç alamaz
CHP'nin son kurultayındaki delege seçimlerine yönelik iddialara değinen AK Parti Elazığ Milletvekili Ejder Açıkkapı, 'Mutlak Butlan' kararıyla sonuçlanan hukuki sürecin siyasi bir polemiğe dönüştürülmemesi ve yargı denetimine saygı duyulması gerektiğini belirtti.
Haberin Özeti
- • AK Parti Elazığ Milletvekili Ejder Açıkkapı, CHP kurultayındaki "Mutlak Butlan" kararlı hukuki sürecin siyasi polemiğe dönüştürülmemesi gerektiğini belirtti.
- • Açıkkapı, Özgür Özel'in açıklamalarını, delegelere vaatler ve oyların kontrolü gibi iddiaları örtme girişimi olarak değerlendirdi.
- • Yargının delege iradesini gayrimeşru yollarla satın alanlara karşı görevini yaptığını vurgulayan Açıkkapı, yargıyı hedef almanın tehlikeli olduğunu ekledi.
AK Parti Elazığ Milletvekili Ejder Açıkkapı, CHP'nin son kurultayındaki gizli oy ilkesi ve delege iradesine yönelik ihlal iddialarının hukuki boyutuna dikkat çekerek, yaşanan durumun demokratik meşruiyet tartışması olduğunu aktardı.
Açıklamasında Açıkkapı: "CHP’de Mutlak Butlanla Genel Başkanlığı yok hükmüne evrilen Sayın Özgür Özel’in açıklamaları hukuki bir tartışmadan çok, CHP içerisindeki siyasi krizin; “milli irade”, “darbe” ve “mağduriyet” edebiyatı üzerinden örtülmeye çalışıldığı görülmektedir.
Öncelikle şunun altını çizmek gerekir: Hiç kimse; delegelere para, makam, iş, adaylık vaadi verildiği iddialarının üzerini örtemez…
Oyların kontrol edildiği, pusulaların fotoğraflarının istendiği iddialarını görmezden gelemez…
Parti içi seçim iradesinin fesada uğratıldığı yönündeki ciddi suçlamaları…
“Muhalefeti susturma operasyonu” diyerek geçiştiremez.
Ortalığı siyasi bir polemiğe dönüştürmek isteyenler bilmeliler ki; mahkeme dosyalarına giren tanık beyanları, MASAK raporları, soruşturma evrakları, iddianameler ve hukuki değerlendirmeler bulunmaktadır.
Sayın Özel sürekli “milli irade” vurgusu yapıyor.
Peki milli irade nedir?
Milli irade; delegenin özgür iradesidir. Baskıdan uzak seçimdir. Menfaat ilişkisinden arındırılmış demokratik yarışıdır.
Eğer bir siyasi partinin kurultayında; Delegelerin tercihleri çeşitli vaatlerle etkilenmişse, Gizli oy ilkesi zedelenmişse, Parti içi eşitlik bozulmuşsa, orada tartışılan şey demokrasi değil, demokrasinin meşruiyetidir.
AK Parti olarak yıllardır ifade ettiğimiz “milli irade” anlayışı tam da budur: Sandığın kurulması kadar, sandığın temizliği de önemlidir.
CHP kurultayında sandıklar kirlenmiştir.
Meşru olmayan bir yolla CHP Genel Başkanlığı makamı gasp edilmiştir.
Bu durum ortaya çıkan delillerle Türk Yargısının deliller ışığında verdiği kararla “Mutlak Butlan” ile sonuçlanmıştır.
Sayın Özel’in konuşmalarında en dikkat çekici hususlardan biri de yargıyı doğrudan hedef alan söylemleridir.
Özgür Özel ve ekibinin
Mahkemeleri “darbe mekanizması” gibi göstermek,
yargı kararlarını peşinen gayrimeşru ilan etmek,
hukuki süreci siyasi kalkışma olarak sunmak;
hukuk devletine zarar veren son derece tehlikeli bir oyun haline dönüştürülmektedirler.
Oyda Gayr-ı Meşru olanın delegeleri sayın alanların elde ettikleri payeler olduğu görülmüştür.
Yargı, delege iradesini gayrı meşru olarak satın alanlara karşı görevini yapmıştır.
Türkiye Cumhuriyeti’nde hiç kimse yargı denetiminin üstünde değildir. Siyasi partiler de anayasa ve kanunlara tabidir.
Anayasa’nın 69. maddesi ile Siyasi Partiler Kanunu çok açıktır: Siyasi partilerin tüm kongre ve kurultay süreçleri demokratik esaslara uygun olmak zorundadır. Bugün tartışılan mesele de tam olarak budur.
Sayın Özel’in “millet iradesine savaş açıldı” söylemi gerçeği yansıtmamaktadır. Çünkü burada milletin sandıkta verdiği bir seçim sonucu değil; parti içi kurultay sürecindeki hukuki iddialar incelenmektedir.
Kendi parti içi tartışmalarını,
Türkiye’nin demokratik düzenine saldırı gibi göstermeye çalışmak;
CHP’de yaşanan güven krizini toplumsal bir mağduriyet hikâyesine dönüştürme çabasından ibarettir.
Sayın Özgür Özel ve ekini mağdur edebiyatı yaparak kitleleri etkilemeye, kahramanlık figürü oluşturmaya çalışmaktadır. Delegenin iradesini satın alanlardan kahraman olmaz.
Hiç kimse hukuku baskı altına alarak, sokak diliyle yargıya istikamet çizerek sonuç alamaz.
Demokrasi; mahkeme kararını beğenmeyince “darbe” demek değil, hukuk karşısında sabırla hesap verebilmektir.
Özgür Özel ve şaibeli ekibi pisliklerini AK Parti ve liderimize sıçratmaya çalışmaktadır. Kendi pisliğimizle oynamaya devam edin. Bizden uzak durun.