Oruç, Nasıl Sıhhat Olur?
Hüseyin Arpa
“Oruç tut, sıhhat bul.”
Bu sözü bugün sadece mideyle ilgili bir tavsiye gibi okuyanlar yanılıyor. Çünkü içinde yaşadığımız çağda hastalık artık tek başına bedende değil; toplumun ruhunda dolaşıyor.
Kalabalıklar artıyor ama yalnızlık büyüyor.
Tüketim çoğalıyor ama kanaat azalıyor.
İletişim hızlanıyor ama merhamet yavaşlıyor.
İşte oruç, tam da bu dağınıklığın ortasında insanı kendine çağıran bir ibadet.
İslam’da oruç, yalnızca aç kalmak değildir. Muhammed (S.A.V.)’in öğrettiği gibi oruç; nefsi dizginleyen, iradeyi eğiten ve insanı kulluk bilincine döndüren bir terbiyedir. Bugün bu terbiye, belki de hiç olmadığı kadar ihtiyaçtır.
Modern Dünyada insanın en büyük problemi şudur:
Her şeye ulaşabiliyor ama hiçbir şeyle yetinemiyor.
Market rafları dolu, sofralar zengin; fakat kalpler aç.
Reklamlar “hak ediyorsun” diyor, nefis “daha fazlasını istiyorum” diye bağırıyor.
Oruç ise bütün bu gürültünün içinde sessiz ama güçlü bir itirazdır.
“Her istediğini tüketmek zorunda değilsin” der.
“Her canının çektiği senin ihtiyacın değildir” diye hatırlatır.
Bu yönüyle oruç, sadece bireysel bir ibadet değil; tüketim ahlakına karşı bir duruştur.
Bir başka sosyal yara da adaletsizliktir. Aynı şehirde kimi sofralar israfla dolar, kimi sofralar hiç kurulmaz. Oruç, tok olanı açla aynı safta buluşturur. Açlığın ne olduğunu hisseden insan, yoksulluğu sadece istatistik olarak görmez. İftar sofrası, merhametin pratiğe döküldüğü yerdir.
Bugün empatiyi konuşuyoruz ama yaşamıyoruz.
Oruç, empatiyi konuşmadan öğretir.
Bir de öfke meselesi var. Trafikte, sosyal medyada, evde… İnsanlar sabırsız, tahammülsüz ve kırıcı. Çünkü her şeye anında ulaşmaya alışmış bir nefis, en küçük engelde taşkınlık yapıyor. Oruç ise sabrı öğretir. Beklemeyi, susmayı, kendini tutmayı… Bunlar bireysel faziletler olduğu kadar toplumsal huzurun da temelleridir.
Daha çok kazanmayı başarı sayan bir dünyada, oruç azla yetinmeyi öğretir.
Daha çok konuşulan bir çağda, susmanın değerini hatırlatır.
Daha çok tüketilen bir zamanda, paylaşmayı diri tutar.
Belki de bugün yaşadığımız birçok sosyal kriz;
Adaletsizlik, tahammülsüzlük, doyumsuzluk ve merhametsizlik,
Ölçünün kaybolmasından kaynaklanıyor.
“Oruç tut, sıhhat bul” sözü bu yüzden sadece bireye değil, topluma söylenmiş bir cümledir.
Çünkü oruç; mideyi küçültürken hırsı törpüler, kalbi büyütürken merhameti çoğaltır, insana israfın ne demek olgunu ve kanaati öğretir.
Gerçek sıhhat;
Ne çok yemekte
Ne çok sahiplenmekte
Nede sınırsız tüketmektedir
Gerçek sıhhat ölçüdedir.
Ve Oruç
İnsana ölçüyü öğretir.
Ölçülü olmak temennisiyle...
Hayırlı Ramazanlar.