Anne…
İbrahim Kayaoğlu
Bir evin direği, bir duanın sessiz sahibi, bir ömrün görünmeyen kahramanı…
İnsan bu dünyaya gözünü ilk açtığında bir annenin merhametiyle tanışır.
Açlığını o hisseder, derdini o sezebilir, korkusunu o anlar.
Daha konuşamayan bir bebeğin dilinden anlayan tek varlıktır anne.
İşte bu yüzden İslam, anneyi sıradan bir aile ferdi olarak değil; rahmetin, fedakârlığın ve sabrın tecellisi olarak görmüştür.
Bugün modern dünyanın en büyük problemlerinden biri; değerin maddiyatla ölçülmesidir. İnsanlar makamıyla, servetiyle, gücüyle kıymet görüyor. Oysa bir anne çoğu zaman karşılık beklemeden yaşar. Gece uykusunu böler, kendi yemeyip evladını doyurur, hastalığında başında nöbet tutar, düştüğünde ilk o koşar. Ve bütün bunları çoğu zaman “görev” diye değil, “sevgi” diye yapar.
İslam’ın anneye verdiği değer işte burada ortaya çıkar. Peygamber Efendimiz Muhammed(sav) bir sahabeye, “Kime iyilik yapayım?” sorusuna üç kez “Annene” diye cevap vermiştir. Dördüncüde ise “Babana” buyurmuştur.
Bu sıralama tesadüf değildir. Çünkü annenin yükü ağırdır. Bir çocuk sadece doğurulmaz; sancıyla taşınır, emekle büyütülür, gözyaşıyla korunur.
Kur’an-ı Kerim’de Rabbimiz, anne babaya iyiliği emrederken özellikle annenin çektiği sıkıntılara dikkat çeker. Çünkü annelik yalnızca biyolojik bir bağ değil, aynı zamanda büyük bir sabır imtihanıdır. Bir annenin yüreğinde evladının yaşı yoktur. Elli yaşındaki evladına bile “yavrum” diyebilen tek kalp annedir.
Ne acıdır ki günümüzde huzurevlerinde unutulan anneler var. Bir zamanlar evladının ateşi çıkınca sabaha kadar başında bekleyen o eller, şimdi kapının çalınmasını bekliyor. Teknolojinin geliştiği ama vicdanın gerilediği bir çağda yaşıyoruz.
İnsanlık büyüdü belki ama merhamet küçüldü.
Oysa anneye gösterilen hürmet, aslında insanın kendi geleceğine yaptığı yatırımdır.
Çünkü bugün anneye nasıl davranan bir toplum varsa, yarın aynı muameleyi kendisi görecektir. Anne duası alanın yolu açılır, anne ahı alanın ise huzuru eksilir. Nice güçlü insanların arkasında duasını eksik etmeyen anneler vardır.
Bir annenin kıymeti, yokluğunda daha iyi anlaşılır. Evdeki sessizlik değişir, sofranın tadı eksilir, insanın içindeki çocuk bir daha geri gelmez. Çünkü anne sadece insan yetiştirmez; aynı zamanda bir yuvaya huzur verir.
Belki de bu yüzden cennet, annelerin ayakları altına serilmiştir. Çünkü anne; merhametin dünyadaki en canlı hâlidir. Ve bir toplum annesine ne kadar sahip çıkarsa, geleceğine de o kadar sahip çıkmış olur.
Annelerimize sahip çıkalım. Onlara olan bağlılığımızı sevgimizi saygımızı bir güne değil bir ömre yayalım. Bizler var oldukça Anneler var oldukça Aynı heyecan ve merhametle Her günümüz Anneler günü olsun.
Anneler in günü bir gün değil var olan her gün Anneler günü olsun.
Elazığ'da Anneler çocuklarına "Ana gurban"der. Benim Anamda hep "Ana Gurban" derdi.
Ana Gurban deyişini özledim.
Ölmüşlerimize Rahmet dilerken gençler Annelerimizin kıymetini çok bilin. Yarın çok geç olmadan...