İbrahim Kayaoğlu

Direksiyon başında öfke değil, sorumluluk gerekir!

İbrahim Kayaoğlu

Bayramlar; kavuşmanın, hasret gidermenin, aynı sofrada buluşmanın en güzel vesilesidir.

Kimi yıllardır göremediği anne-babasına kavuşmak için yola çıkar, kimi çocuklarını alıp kısa bir tatil yapmanın heyecanını yaşar. Ancak ne yazık ki her bayram sevince karışan acı haberler de gelir.

Bir dikkatsizlik, bir anlık hız tutkusu, bir telefon mesajı… Ve ardından sönüp giden ocaklar…

9 günlük Kurban Bayramı tatili başladı. Yollar yine dolacak, şehirlerden köylere, memleketlere büyük bir hareket yaşanacak. Özellikle baba ocağına gitmenin heyecanı insanı acele ettirebilir. Fakat unutmamalıyız ki; önemli olan erken varmak değil, sağ salim varabilmektir.

Bir annenin kapıda evladını beklediğini düşünün… Bir babanın torununa sarılacağı anın hayalini kurduğunu… Çocukların “Bayramda dedeme gideceğiz” diye gün saydığını…

Şimdi bir de bunun tam tersini düşünün… Kapı çalmıyor… Telefon susmuyor… Ve gelen haberle bayram evi bir anda taziye evine dönüşüyor…

Ne yazık ki her bayram benzer manzaralar yaşanıyor. Aşırı hız, uykusuz araç kullanımı, hatalı sollama ve trafik kurallarını önemsememek; nice ailenin hayatını karartıyor. Oysa birkaç dakika geç gitmekten hiçbir şey kaybetmeyiz ama bir can kaybedildiğinde hiçbir şey eskisi gibi olmaz.

Bazı sürücüler “Yol boş” diyerek hız yapıyor. Kimileri “Ben iyi şoförüm” diyerek emniyet kemerini önemsemiyor. Bazıları da saatlerce dinlenmeden direksiyon başında kalıyor. Halbuki trafik sadece sizin ne kadar iyi araç kullandığınızla ilgili değildir. Karşıdan gelenin dikkati, yol şartları, bir çocuğun aniden yola çıkması… Hepsi hayatın gerçeğidir.

Bayram sevincinin matem olmaması için küçük görülen kurallar aslında hayati önem taşır: Emniyet kemeri takmak… Hız sınırına uymak… Araç kullanırken telefonla ilgilenmemek… Uykusuz yola çıkmamak… Ve en önemlisi sabırlı olmak…

Çünkü direksiyon başında öfke değil, sorumluluk gerekir.
 

Yazarın Diğer Yazıları