Türk Büro-Sen'den 81 ilde eş zamanlı basın açıklaması
Türk Büro Sen tarafından görevi başında uğradığı silahlı saldırı sonucu hayatını kaybeden Avukat Zekeriya Polat için 81 ilde eş zamanlı basın açıklaması yapıldı. Yapılan açıklamaya, Türk Kamu Sen ve Türk Büro Sen Elazığ Şubesi ve Başkanı Tarkan Ömer Bankur ve üyeleri de katıldı.
Türk Büro-Sen tarafından Türkiye genelinde 81 ilde eş zamanlı gerçekleştirilen basın açıklamalarıyla, Yalova Sosyal Güvenlik Kurumu’nda görevi başında uğradığı silahlı saldırı sonucu hayatını kaybeden Avukat Zekeriya Polat anıldı.
Açıklamalarda, kamu görevlilerine yönelik artan şiddet olaylarına dikkat çekilerek, kamu çalışanlarının can güvenliğinin devletin asli görevi olduğu vurgulandı.
Türk Kamu Sen ve Türk Büro Sen Elazığ Şube Başkanı Tarkan Ömer Bankur tarafından da yapılan basın açıklamasında, kamu görevlilerine yönelik şiddetin münferit değil, kronikleşmiş bir sorun haline geldiği ifade edildi.
Açıklamada, sözlü kınamalar ve geçici önlemlerin yetersiz kaldığı belirtilerek, caydırıcı ve kalıcı yasal düzenlemelerin hayata geçirilmesi çağrısında bulunuldu.
“Tehdit ve saldırılar, artık tahammül edilemez bir boyuta ulaşmıştır”
Türk Büro-Sen Elazığ Şube Başkanı Tarkan Ömer Bankur tarafından yapılan açıklamada, “Türk Büro-Sen olarak bugün, 81 ilimizde eş zamanlı yaptığımız basın açıklamalarıyla; görevi başında hunharca katledilen görev şehidimiz Avukat Zekeriya Polat’ı rahmetle anıyor, ailesinin ve mesai arkadaşlarının acısını en derinden paylaşıyoruz. Aynı zamanda kamu görevlilerine yönelen şiddeti, tehdidi ve yıldırma girişimlerini bir kez daha en güçlü ifadelerle lanetliyoruz. Yalova Sosyal Güvenlik Kurumu’nda, yalnızca görevini layıkıyla yerine getirirken uğradığı silahlı saldırı sonucu hayatını kaybeden mesai arkadaşımız Av. Zekeriya Polat’ın şahsında, kamu hizmeti sunan tüm çalışanlara yönelik artan tehdit ve saldırılar, artık tahammül edilemez bir boyuta ulaşmıştır. Bu acı olay, bir gerçeği tekrar ve acı biçimde göstermiştir: Kamu görevlileri, görevlerini can korkusuyla değil; güven içinde, devlet güvencesi altında ve hukukun koruması ile yerine getirmek zorundadır” ifadelerini kullandı.
“Şiddet normalleştirilemez, kaderleştirilemez”
Başkan Bankur, “Devlet adına görev yapan memurun, görev esnasında yaşam hakkının korunamaması kabul edilemez. Türk Büro-Sen olarak altını tekrar tekrar çiziyoruz: Kamu görevlilerine yönelik şiddet münferit değil, önleyici tedbirler alınmadığı için kronikleşmiş bir sorundur. Şiddet normalleştirilemez, kaderleştirilemez. Sözlü kınamalar, temenniler ve geçici önlemler artık yeterli değildir. Buradan açık ve net bir çağrıda bulunuyoruz: Kamu görevlilerine yönelik saldırılar ağırlaştırılmış cezalarla karşılık bulmalıdır. Kamu görevlilerine karşı işlenen suçlar, katalog suç kapsamına alınmalıdır. Kamu kurumlarında yeterli sayıda kadrolu ve silahlı güvenlik personeli istihdam edilmelidir. Kurum girişlerinde X-Ray, kamera ve fiziki güvenlik önlemleri eksiksiz uygulanmalıdır. Kamu görevlilerine yönelik şiddeti önlemeye dönük ivedi ve kapsamlı yasal düzenlemelerin bir an evvel hayata geçirilmesi için ilgili bakanlıkları, kurum yöneticilerini ve TBMM’yi kurum güvenliğini güçlendirmeye ve çalışanı koruyan idari yapıları hızla tesis etmeye çağırıyoruz. Unutulmamalıdır ki; Kamu görevlisine uzanan el, devlete uzanmıştır. Bu saldırılara karşı caydırıcı bir irade ortaya konulmadığı sürece, yeni acıların yaşanması kaçınılmaz olacaktır. Türk Büro-Sen olarak; kamu görevlilerine yönelik şiddetin normalleşmesine asla izin vermeyeceğimizi, görev şehidimiz Av. Zekeriya Polat’ın adalet mücadelesinin sonuna kadar takipçisi olacağımızı ve bu konuda atılacak her adımın kararlı savunucusu olacağımızı kamuoyuna ilan ediyoruz. Görev şehidimiz Av. Zekeriya Polat’a Allah’tan rahmet; ailesine, yakınlarına ve tüm çalışma arkadaşlarımıza sabır diliyoruz. Bu acı olayların bir daha yaşanmaması temennisiyle, kamuoyuna saygıyla duyururuz” şeklinde ifade etti.