Başkan Suiçer'den denetim çağrısı

HÜDA PAR Elazığ İl Başkanı Metin Suiçer, Türkiye'de cezaevlerinden yurtlara kadar yayılan toplu gıda zehirlenmeleri, denetim mekanizmalarındaki zayıflığı ve halk sağlığındaki sistemsel riskleri hakkında açıklamalarda bulundu.

Başkan Suiçer yaptığı açıklamada: 'Türkiye, son aylarda art arda yaşanan gıda zehirlenmeleri ile ciddi bir halk sağlığı tartışmasının içine girmiş durumda. Cezaevlerinden öğrenci yurtlarına, düğün salonlarından okul kantinlerine kadar uzanan vakalar zinciri, sorunun münferit olaylardan ibaret olmadığını; denetim, gözetim ve önleyici mekanizmaların zayıflığını gözler önüne seriyor.

Sakarya'da bir cezaevinde 266 mahkûmun ton balığından zehirlenmesiyle başlayan süreç; İstanbul, Bursa, Kayseri, Niğde, Rize, Diyarbakır ve birçok ilde yüzlerce vatandaşın hastanelere başvurmasıyla devam etti. Muğla'da evde tüketilen tavuk yemeği sonrası bir çocuğun hayatını kaybetmesi ve Şırnak'ta pizza tüketiminin ardından yaşanan ölüm vakası, gıda güvenliğinin geldiği noktayı acı şekilde ortaya koydu.

Bu tablo, Elazığ için de açık bir uyarı niteliği taşıyor.

Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Metin Suiçer, yaşananların yalnızca bireysel ihmallerle açıklanamayacağını belirterek, denetim sisteminin bütüncül biçimde ele alınması gerektiğini ifade etti.

'Sorun Sonuçta Değil, Süreçte'

Suiçer, market raflarında yer alan son kullanma tarihi geçmiş, içeriği yeterince denetlenmemiş ve izlenebilirliği zayıf ürünlerin halk sağlığı açısından ciddi risk oluşturduğunu vurgulayarak, Elazığ İl Sağlık Müdürlüğü başta olmak üzere ilgili tüm kurumları önleyici denetim anlayışıyla hareket etmeye çağırdı.

'Zehirlenme vakaları konuşuluyor; ancak bu vakalara yol açan üretim, tedarik ve satış süreçleri yeterince sorgulanmıyor. Denetim, kriz sonrası yapılan açıklamalardan ibaret olmamalıdır. Asıl görev, risk sofraya gelmeden önce müdahale etmektir.'

Zincir Marketler ve Kamusal Sorumluluk

Suiçer, özellikle yaygın satış ağına sahip zincir marketlerin, fiyat politikaları kadar ürün güvenliği sorumluluğu da taşıdığını belirterek, ucuzluk üzerinden kurulan rekabetin halk sağlığı pahasına yürütülmemesi gerektiğini ifade etti.

'Vatandaş çoğu zaman farkında olmadan risk satın alıyor. Raflardaki her ürün güvenli varsayımıyla hareket ediliyor. Oysa devletin görevi, zehirlenme yaşandıktan sonra açıklama yapmak değil; zehrin sofraya ulaşmasını engelleyecek sistemi kurmaktır.'

Toplu Tüketim Alanları İçin Sürekli Denetim Çağrısı

Okul kantinleri, öğrenci yurtları, düğün salonları ve toplu yemek verilen tüm alanların habersiz, düzenli ve etkin biçimde denetlenmesi gerektiğini vurgulayan Suiçer, mevcut tabloya bakıldığında yaşananların tesadüf olarak görülemeyeceğini söyledi.

'Denetim zayıfsa sonuç kaçınılmaz olur. Bu mesele siyasi polemik konusu değil, doğrudan halk sağlığı meselesidir.'

Elazığ'da kamuoyunun sorduğu soru ise netliğini koruyor: Denetimler proaktif şekilde mi sıkılaştırılacak, yoksa ilk vaka yaşandıktan sonra mı harekete geçilecek?

Bakmadan Geçme